Monthly Archive for Temmuz, 2010

Referandum’da Anayasa Değişikliklerine Nelere Göre Oy Vereceğim 1

12 Eylül 2010 günü Anayasa değişikliklerine yönelik oyumu kullanmak için sandığa gideceğim. Sandıkta kullanacağım oyumun rengini belirlemek amacıyla önce değişiklik metnini okudum, şimdi basında çıkan yazıları okuyorum, okumaya devam edeceğim ve ayrıca bilgimi arttırmak için bazı küçük araştırmalar da yapıyorum. Şu ana kadar okuduklarımdan ve araştırmalarımdan elde ettiğim bilgileri web sayfamı ziyaret edenlerle de paylaşmak istiyorum.
Okurlara yazıya devam etmeden önce bir dakika durup, hafızalarını yoklayarak şu iki suale yanıt vermelerini öneririm. 23 Nisan 1920 günü Büyük Millet Meclisi’nin açılışından bu güne kadar Türkiye’de kaç defa yeni anayasa yapılmıştır ve her bir anayasa yürürlükte kaldığı sürece boyunca kaç defa değiştirilmiştir? Çoğunuzun yanıt vermekte zorlandığınızı tahmin ediyorum. Zira ben de yazıya başlamadan önce, hazırlıklarımı yaparken, bu soruyu kendime sordum ve ben de yanıtlamakta zorlandım ve küçük bir araştırma yapma gereğini hissettim.  Önce bu araştırmamın sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Kaç Anayasa Yaptık ve Kaç Defa Değiştirdik
1921 yılından bu yana ülkemiz dört defa anayasa yapmıştır. Seksen dokuz yılda dört anayasa.
Bunlar da sırasıyla(1);
– 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (Gençler için, Teşkilat-ı Esasiye sözcüklerinin anayasa anlamında olduğunu belirtmekte fayda görüyorum.)
– 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
– 1961 Anayasası
– 1982 Anayasası
Millî Mücadele döneminde çıkarılan 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, tam bir anayasa olmaktan çok o sıra dışı dönemin yönetim ve yasamanın kural gereksinimlerine yanıt vermek üzere yapılmış bir geçiş dönemi anayasasıdır. Bu özelliği ile de, Millî Mücadele tamamlanıp oluşan yeni devletin karakteri belirlendiğinde yerini yeni bir anayasaya bırakması kaçınılmazdı. Nitekim, 29 Ekim 1923 günü “Cumhuriyet”in ilanı ile birlikte Millî Mücadele sonrası Türkiye’nin nasıl bir devlet yapısında olacağı kesinleşmiş ve bir süre sonra da devletin yeni yapısına uygun bir anayasa yapılmıştır.  Dolayısı ile bu geçiş dönemi anayasası ve yürürlükte kaldığı süre göz önüne alındığında seksen altı yılda üç anayasa yapılmış oluyor.
Bu nedenlerle, 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nu gerçek anlamda ilk anayasa olarak kabul etmek gerekir.  1924 Anayasa’sı 1961 yılına kadar beş değişikliğe uğramıştır. Bunlardan birisi de Türkiye Cumhuriyeti’nin “laik” bir devlet olduğunu belirten değişikliktir. 1924 Anayasa’sı 1928, 1931, 1934, 1937 ve yine 1937 de olmak üzere beş defa değişikliğe uğramıştır. Diğer bir deyişle 1924-1961 arasındaki 37 yılda beş değişiklik yapılmıştır. Bu değişikliklerin hepsi tek partili dönemde yapılmıştır ve Cumhuriyetin kuruluş sürecinde devletin karakteri için gerek duyulan tamamlayıcı düzenlemelerdir. Bu anayasa ile ilgili dikkat çeken diğer bir husus ise, çok partili dönemde ve özellikle on yıl süren Demokrat Parti iktidarı döneminde anayasa değişikliği yoluna gidilme gereksiniminin hiç duyulmamış olmasıdır. 1924 Anayasa’sının değişiklikleri ile diğer anayasaların değişikliklerinin içeriğine bu yazıda girmeyeceğim. Zira,  anayasa değişikliğinin içeriğine girmeksizin diğer verilerin ışığında dahi anayasa değişikliği konusunda net bir tavır belirlemeye yetecek düzeyde bilgi olduğunu göstermeye çalışacağım.
Anımsanacağı üzere, 1961 Anayasa’sı, 1960 askeri ihtilâli sonrasında yapılmıştır. Bu anayasa da yürürlükte kaldığı 1961-1982 arasındaki 21 yılda yedi defa değiştirilmiştir. Hukukçuların ve akademisyenlerin genel kanısı, 1961 Anayasası’nın özgürlükler açısından sahip olduğumuz en kapsamlı anayasa olduğu yolundadır.  Yapılan yedi değişikliğin yapılış tarihleri sırasıyla şöyledir; 1969, 1970 iki defa, 1971 iki defa, 1973 ve 1974. 
1980 askeri ihtilâli sonrasında yapılan 1982 tarihi Anayasa, 1980 öncesi yaşanan siyasi ve sosyal istikrarsızlık, çalkantı ve bunalımlara tepki niteliğinde bir anayasa olmuştur. 1982 Anayasası yürürlükte bulunduğu 1982-2010 arasındaki 28 yıl içerisinde on altı defa değişikliğe uğramıştır. Yukarıdaki bilgileri bir tablo şekilde derlemek gerekirse Tablo 1 deki görünüm ortaya çıkmaktadır.
                       Tablo 1
1924-2010 dönemi Anayasa değişiklikleri
Anayasa          Yürürlük          Değişiklik Sayısı
1924                37 yıl                     5
1961                21 yıl                     7
1982            yürürlükte                16

Referanduma sunulan değişiklik de göz önüne alındığında, 1982 anayasasına yönelik değişiklik sayısı on yediye çıkacaktır. Unutmamak gerekir ki, bu değişikliklerden bazıları tek maddede değişiklik yaparken, büyük çoğunluğu birçok maddede değişiklik getirmiştir.
Şimdi 1982 Anayasası’nda yapılan değişikliklerin yapılış tarihlerini anımsayalım. 1987, 1993, 1995, 1999, yine 1999, 2001, yine 2001, (26.12.)2002, 2004, 2005, yine 2005, 2006, 2007, yine 2007, yine 2007, 2008, 2010. Bu yıl dizisine dikkatle bakıldığında, önce birkaç kez aynı yılda iki defa değişiklik yapıldığı görülür, sonra da, 1982 Anayasası’nda en çok değişikliğin, on değişiklikle, AKP iktidarı döneminde yapıldığı gözlemlenir. AKP iktidarı döneminde yapılan ilk anayasa değişikliği, Parti’nin genel başkanı R. T. Erdoğan’ın milletvekili seçilebilmesi için yapılmıştır. Seçilmesini engelleyecek, hükmü bulunduğu için milletvekili adayı olamıyordu. Kasım 2002 den Mayıs 2010 tarihine değin geçen yedi buçuk yılda on defa anayasa değişikliği yapılması, Cumhuriyet tarihimizin en yoğun anayasa değişiklik sürecini oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle, AKP döneminde ortalama dokuz ayda bir anayasa değişikliği yapılmış olmaktadır. 1924 anayasasında yapılan değişiklikler (37/5=7.4 yıl) ortalama yedi buçuk yılda bir ve 1961 anayasasında yer alan değişiklikler ortalama (21/7=3 yıl) üç yılda bir ve AKP öncesi 1982-2002 döneminde (21/7= 3 yıl) yine üç yılda bir anayasa değişikliği yapılmışken, bu aralık AKP döneminde (7.5/10= 9 ay) 9 aya inmiştir.
Bildiğim kadarı ile, Cumhuriyet döneminde bırakın anayasa değişikliklerini bir tarafa, çıkarılan hiçbir yasa bu kadar sık aralıklarla değişikliğe konu edilmemiştir. Bu durumu neyin göstergesi olarak yorumlamalıyız?
Anayasaların bazı hükümleri de elbette gelişen koşullara göre eskiyebilir ve günün gereksinimlerine yanıt vermeyebilir ve değiştirilirler. Ancak, anayasalar, devletin temel yapısına yönelik yasalar olduğu için bu değiştirme gereksinimlerinin çok seyrek olması en doğalıdır. Bizde görülen sıklıkla anayasa ve anayasa maddeleri değişikliğine demokrasi ile yönetilen dünya ülkelerinde hemen hiç rastlanmaz. Değişiklik süresini 9 aya indiren sıklıkla anayasa değiştirmek olsa olsa iki şekilde yorumlanabilir. Bunlardan birincisi, anayasa yapmayı bilmemektir ki, böyle bir iddiada bulunmak hukukçularımıza ve TBMM’ne veya Kurucu Meclis’lere karşı büyük haksızlık olur. İkinci olasılık ise, devletin temel yapısını, iktidarı mutlak güç konumuna taşıma arzusu olabilir. Böyle bir devlet yapısı da istikrarlı ve sağlıklı bir demokrasi olmaz.     Continue reading ‘Referandum’da Anayasa Değişikliklerine Nelere Göre Oy Vereceğim 1′