Monthly Archive for Eylül, 2009

Cumhuriyet Kazanımlarına Sahip Çıkmamanın Sonuçları II

(Cumhuriyet Eğitim Müzesini Kapatmak)
Cumhuriyet Gazetesi’nde (1), Ordu İli’ndeki “Cumhuriyet Eğitim Müzesi”nin Vali tarafından kapatıldığına ilişkin haberi okuduğumda canım sıkıldı, çok üzüldüm ve habere inanmak istemedim. İzleyen günlerde bir yandan haberin yalanlanmasını umut ederken, diğer yandan da internet arama motorunda konu hakkında açıklayıcı ek bilgi aradım. Bu aramalarım sırasında, Ordu’nun yerel gazetelerinden birisinde, Cumhuriyet Eğitim Müze binasının bir sanat derneğine tahsisinin talep edildiği, Vali’nin bu istemi uygun gördüğü ve Cumhuriyet Eğitim Müzesi’ni daha iyi bir yerde açmayı taahhüt ettiği, ancak Müze kapatıldıktan sonra binanın sanat derneğine de verilmediği haberine rastladım(2). Aynı haberde Müze’nin “El Sanatları Teknolojisi Alan Atölyesi” yapıldığı da belirtilmekte idi. Aradan geçen süre içinde bu haberler yalanlanmadığı gibi, haber üzerinde yeniden durulmadığını da üzülerek izledim. Sonunda bu yazıyı yazmam gerektiğini düşündüm. Zira “Cumhuriyet Eğitim Müzeleri” Millî Eğitim Bakanlığım döneminde yayınladığım bir genelge ile Cumhuriyet’in kuruluşunun 75 inci yılı çalışmaları çerçevesinde oluşturulmaya başlanmıştı. Elbette, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından daha önce kurulmuş birkaç müze vardı. Ancak “Cumhuriyet Eğitim Müzeleri”nin kuruluşu o döneme kadar diğer müzelerce karşılanamamış bir hizmet gereksinimini gidermeyi amaçlıyordu.
“Cumhuriyet Eğitim Müzeleri”ni kurma fikrinin doğuş öyküsünü kısaca paylaşmakta fayda görmekteyim. Sekiz Yıllık Kesintisiz Zorunlu Eğitim Yasası’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte toplumda eğitime maddî ve manevî destek olma konusunda büyük bir yarış başlamıştı. Bu bağlamda, okur-yazar olmayan yetişkinlere yönelik olarak hizmet sunmak isteyenlerin de sayısında belirgin bir artış olmuştu. Bu bağlamda okur-yazar olmayan yetişkinlere öğreticilik yapmak isteyen gönüllüler bu amaçla açılmış kurslara katılmaya başlamışlardı. Eşim Nedret de bu alanda gönüllü olarak hizmet verebilmek için Prof. Dr. Fevzi Öz’ün verdiği kurslara katılarak sertifikasını almıştı. Prof. Dr. Fevzi Öz, yetişkinlerin okuma yazma öğrenmesi konusunda çok önemli ve teşekkürle anılması gereken hizmetler üretmiş saygın bir eğitimci olagelmiştir. Eşim, izleyen sonbaharda Ankara’da Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulu’nda açılan kurslarda yetişkinlere okuma-yazma öğretmeye başlamıştı. Ancak okul birçok fizikî noksanlıklar içinde idi. Bakanlık olarak bakım onarımı yapılacak ve yenileri kurulması gereken okullar bakımından hazırlanan öncelik planına dahil değildi.
Eşim bir yandan yetişkin öğreticiliği yaparken, diğer yandan da okulun fizikî yıpranmasından kaynaklanan noksanlıklarının giderilmesi için arkadaşlarından destek arama etkinliğini de sürdürüyordu. Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulunun ısınma sisteminin onarımı için yeterli olabilecek kaynak desteğini bulduğunda İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerine bilgi vermiş ve böylece okulun ısınma sistemi onarılmaya başlanmıştı. (Daha sonra eğitime destek olmak isteyen bir aile de anılan okula kütüphane yaptırmıştır.) Bu işler yapılırken okulun kömürlük olarak kullanılan bölümünde kömür altında kalmış olan klasik batı müziğini de içeren taş plaklar, gramofon ve diğer bazı eğitim malzemeleri bulunmuştu. Eğitim malzemelerinin bulunduğu bu durumdan haberim olduğunda çok üzülmüştüm. Bu bilgileri aldığımda aklıma, kuruluşu Cumhuriyet dönemi öncesine, 1886 yılına giden, Ankara Atatürk Lisesi’nde öğrenci olduğum yıllarda tanıştığım Magdeburg küreleri, mikroskoplar, klasik batı müziği plaklarını da dinlediğimiz müzik dersleri, biyoloji derslerinde izlediğimiz içi doldurulmuş hayvan örnekleri ve çeşitli laboratuar malzemeleri ve piyano gibi eğitim malzemelerine ilişkin birçok örnek ve acaba bu gibi eğitim malzemelerine zaman içinde neler oluyor sorusu geldi. Continue reading ‘Cumhuriyet Kazanımlarına Sahip Çıkmamanın Sonuçları II’