Monthly Archive for Şubat, 2008

İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e Petropolitik

İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e Petropolitik’in, yeni belgeler ve bilgiler ışığında gözden geçirilmiş-genişletilmiş üçüncü baskısı “de-ki Basım Yayım Ltd. Şti” tarafından yapılmıştır. Kitap, “Birinci Petrol” paylaşımının Osmanlı toprakları üzerinde oynanan bölümünü ayrıntısı ile incelemektedir. 1995 yılında Petropolitik’in ilk baskısı yapıldığında 16 belge eklenmişti. 2003 yılında yayınlanan gözden geçirilmiş ikinci baskıda ekli belge 19 a ulaşmıştı. Şimdi elinizde bulunan üçüncü baskı da ise 25 belge ekli bulunmaktadır. Petropolitik, 1995 yılında yayınlandığında, bu konudaki öğrenme arzum sona ermemişti ve daha tamamlanması gereken birçok boşluk vardı, o nedenle,  konu üzerinde yayınlanmış eski ve yeni makaleleri, kitapları arayıp okumaya ve belge araştırmaya devam ettim. Bu çerçevede zaman içerisinde yeni bilgi ve belgelere ulaşma fırsatını elde ettim. Konuya ilişkin incelemelerimi bundan sonra da hem düne hem de bugüne yönelik olarak sürdürmek kararındayım.
1900 lü yıllardan itibaren petrol hem barışta hem de savaşta önemli rol oynayacak konuma ulaşmıştı. İngiltere, Almanya karşısında donanma üstünlüğünü koruyabilmek için savaş gemilerinde fuel-oilı yakıt olarak kullanma kararını verdiğinde, bu maddeyi de ticari bir meta olmaktan öteye “stratejik hammadde” konumuna taşımıştır. Bu da beraberinde dönemin süper güçlerinin bu maddeyi üretimden tüketime denetleme gereksinimini ortaya çıkarmıştır. Petropolitik bu gelişim sürecini ayrıntısı ile incelemektedir.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, ABD kendi petrol rezervlerinin yakında tükeneceği karabasanını görmeye başlamıştır. Bu durum, ABD ni savaş sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’nun petrollü topraklarının paylaşımında aktif rol almaya itmiştir.
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu güne dünyanın genel olarak enerjiye yönelik talebi büyük bir hızla artmıştır. Bu çerçevede 1950 yılında dünyanın günlük petrol tüketimi yaklaşık 10 milyon varil düzeyinde iken 8 kattan fazla artarak günümüzde 82 milyon varili aşmıştır. Ham petrol üretiminin tavan yapma noktasına geldiği söylemleri güçlü delillere dayandırılarak yeniden açıklana gelmektedir. Bu konu bu sitede “Petrol Üretiminin Tavan Yapması” ve “Petrol Fiyatlarının 90 Dolara Çıkmasından Kim Sorumlu” başlıklı yazılarda incelenmişti. Halen ham petrol fiyatları 90 doların üzerine yerleşmiştir. Ham petrol fiyatı 2008 yılında 100 dolar/varil düzeyini de görmüştür.  Bütün bu gelişmeler, dünya petrol ve doğal gaz kaynaklarına yönelik denetim rekabetini hızlandırmış ve şiddetlendirmiştir. Continue reading ‘İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e Petropolitik’

Ekonomide Tam Bağımsızlık Bilinci

Okuyacağınız bu konuşma, “Uğur Mumcu’yu Anma Etkinlikleri”, Adalet ve Demokrasi Haftası çerçevesinde TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’nın 27 Ocak 2008 günü düzenlediği Panel’de  süre darlığı nedeni ile özet olarak yapılmıştır. Aşağıda tam metin olarak yer almaktadır
Sayın Başkan, değerli panelistler ve değerli katılımcılar, Uğur Mumcu’yu Anma Etkinlikleri çerçevesinde Adalet ve Demokrasi Haftası içerisinde Tam Bağımsızlık Bilinci konusunda bir Panel düzenlediği için Ziraat Mühendisleri Odasını kutluyor ve “Ekonomide Tam Bağımsızlık” konusunda görüşlerimi size sunma fırsatını verdikleri için de teşekkürlerimi sunuyorum. Sayın Uğur Mumcu’yu saygı ve rahmetle ile anıyor ve Türkiye’nin çağdaş bir toplum ve devlet olması için yaptığı mücadeleye ve hizmetlerine bir kez daha teşekkür ediyorum.
Bugün incelediğimiz konu başlıklar içinde, tam bağımsızlığın en zayıf olduğu halka ekonomidir. Bildiğiniz üzere, ekonomiler arası bağlılık ve bağımlılık çok eski çağlara değin uzanır. Ancak o dönemlerde ekonomilerin dışa bağımlılıkları yaşamsal bir nitelik taşımaktan çok uzaktı. Bir ekonomi, diğer ülkelerden herhangi bir mal ve hizmet almadan da varlığını oldukça sağlıklı bir biçimde sürdürebiliyordu.  Sanayi Devrimi ile birlikte ekonomiler arasındaki bağlar ve bağımlılık daha da artmaya ve giriftleşmeye başlamış ve günümüzdeki çok bilinmeyenli denklem yapısına ulaşmıştır. Diğer bir deyişle, ekonomi tarihi bir anlamda ekonomik bağımlılığın gelişim ve dengeleme sürecinin de öyküsünü anlatır.
Ancak bu bağımlılığın yükseldiği süreç içerisinde, nitelikli beyinlere sahip ülkeler, ekonomilerinin dışa bağlılık durumunu “kendileri tarafından denetlenebilir ve yönlendirilebilir” veya “taşınabilir” bağımlılık şekline dönüştürebilmişlerdir. Bunu nasıl yaptıkları biraz sonra açıklanacaktır. Bu beyinlere sahip olmayan veya yetiştiremeyen ülkeler ise doğal kaynak zengini olsalar bile denetleme gücünü ellerinde tutamamışlar ve sahip oldukları doğal kaynaklar onlar için bir ödül olmak yerine bir lanete dönüşmüştür. Buna ilişkin örneklere de biraz sonra değinilecektir.  Soyut olarak dile getirdiğim bu gerçekleri, şimdi bazı veriler eşliğinde somut olarak sunmaya çalışacağım.
Bildiğiniz üzere, modern ekonomilerin üzerinde yükseldiği beş temel sütun vardır; enerji, doğal kaynaklar, sermaye, teknoloji ve emek. Bu beş temel unsur üzerine seçeceğim verilerle ekonomik bağımlılık veya bağımsızlık konusunu irdelemeye çalışacağım.
2004 yılında dünyanın birincil enerji arzı veya bir başka açıdan talebi 11.2 milyar ton petrol eşdeğerine yakındır. Bu 11.2 milyar ton petrol eşdeğeri enerjinin kaynak dağılımı Tablo 1 de yer almaktadır. Tablo 1 in incelenmesinden de görüleceği üzere, dünya enerji tüketiminin yüzde 80.5 i petrol, kömür ve doğal gaza dayanmaktadır. Türkiye için üç kaynağın toplam önemi de yüzde 86.8 dir. Görüldüğü üzere, gerek dünya ve gerek ülkemiz ekonomisi açısından petrol, doğal gaz ve kömür enerji kaynağı olarak çok büyük önem taşımaktadır.

                                        Tablo 1
         2004 yılı toplam birincil enerji arzının dünyada ve
             Türkiye’de kaynaklara göre dağılımı yüzde
Kaynak türü                   Dünya %                Türkiye %
Petrol                               35.2                       36.7
Kömür                             24.7                       27.3
Doğal Gaz                        20.6                       22.8
Yenilenebilir ve atıklar         10.5                         6.8
Nükleer                              6.4                         0.0
Su                                     2.2                         4.8
Jeotermal, güneş, rüzgar     0.5                         1.6 
Kaynak: Uluslar arası Enerji Ajansı web sayfaları Continue reading ‘Ekonomide Tam Bağımsızlık Bilinci’